Sözlük

  • Açıklanamayan (idiopatik) infertilite
    Bu terim, muayene ve çeşitli araştırmalara rağmen kısırlığa yol açan belirgin bir sorun saptanamadığı infertilite olguları için kullanılmaktadır.
  • Adet görme (Menstrüasyon)
    Bayanların ergenlikten itibaren yaklaşık 28 günde bir oluşan adet kanamasıdır.  Eğer bir önceki ay yumurta döllenmez veya gebelik oluşmaz ise endometrium döküler ve adet kanaması gerçekleşir.
  • Amenore
    Adetten kesilme veya altı aydan daha uzun süre adet görememe.
  • Anovülasyon
    Yumurtlamanın olmaması. Bir kadın, ovülasyon gerçekleşmeden de adet görebilir.
  • Antikor
    Bazen kadın, eşinin spermlerine karşı antikorlar üretir, hatta bir erkek kendi spermine karşı antikorlar dahi üretebilir.
  • Aşılama (intra-uterin inseminasyon veya IUI)
    Üremeye yardımcı tedavilerin en basit olanıdır. Kadının rahmine eşine ait spermin nakledilmesi işlemidir. Bu yöntemde, yumurtanın döllenmesi doğal ortamında, yani kadının tüpünde gerçekleşmektedir. Aşılama öncesi, semen örneği laboratuarda yıkama işleminden geçirilir. Amaç spermi konsantre etmek ve hareketli olanları seçmektir.
  • Azoospermi
    Semen örneğinde hiç sperm bulunmaması.
  • Cryotop tekniği
    Yumurta vitrifikasyonu (dondurma) amacıyla ilk kez Japonya’da geliştirilen bir teknik. İspanyada ilk defa IVI tarafından başarılı bir şekilde kullanmaya başlandı. Klasik dondurma yöntemleriyle çözdürme sonrası canlılık oranı %70 iken, cryotop tekniği ile %98 gibi yüksek başarı elde edilmektdedir (vitrifikasyona da bakınız).
  • Dış (ektopik) gebelik
    Döllenmiş yumurtanın rahim dışında yerleştiği anormal gebelik durumu. Dış gebelik genellikte tüplerden birinde; daha az sıklıkla yumurtalık veya karın boşluğunda görülür.
  • Ekzojen
    Vücut dışında üretilen ya da dışarıdan alınan (örneğin ilaç veya hormon)
  • Embriyo
    Yumurtanın döllenmesinden gebeliğin 8. haftasına kadarki dönemde cenine verilen isim.
  • Embriyo dondurma
    Tüp bebek tedavisinde embriyolar transfer edildikten sonra genellikle artan iyi kaliteli embriyolar bulunmaktadır. Artan embriyolar dondurularak saklanır ve gebe kalınamadığı veya ikinci gebelik istenildiği durumlarda çözdürülerek transfer edilebilir.
  • Endojen
    Vücuttan kaynaklanan veya vücutta üretilen ve salgılanan.
  • Endometriozis
    Rahim içini döşeyen endometrium dokusunun, rahim dışında yerleşip gelişmesiyle karakterize bir hastalık. Endometriozis odağı adını alan bu anormal gelişim sıklıkla tüplerde, yumurtalıklarda ve karın zarında (periton) oluşmaktadır.
  • Endometrium
    Rahmin boşluğunu döşeyen tabaka (dölyatağı). Siklusun ilk yarısında yumurtlama gününe kadar endometrium tabakası kalınlaşır. Eğer yumurta döllenir ve rahime yerleşirse gebelik süresince adet kanaması olmaz. Yumurta döllenmez veya gebelik oluşmaz ise endometrium dökülerek adet kanaması gerçekleşir.
  • Epididim
    Spermi, testislerdeki seminifer tübüllerden vas deferense tasiyan kisma verilen isim. Çok sayida küçük kanallardan meydana gelir.
  • Epididimal sperm aspirasyonu (PESA, MESA)
    Epididim içeriğinin aspire edilerek sperm elde edilmesidir. Özellikle obstruktif azoospermi vakalarında (vazektomi, vas deferens agenezisi) uygulanır.
  • Fallop Tüpleri (tuba uterina)
    Rahmin her iki tarafında bulunan kanal ya da tüplere denir. Yumurtanın spermle döllenmesi tüplerde gerçekleşir, gelişen embriyoyu rahim boşluğuna taşır.
  • FISH
    Floresan in situ hibridizasyon. Preimplantasyon genetik tanı uygulamak amacıyla embriyodan biopsi ile alınan hücrenin kromozomları işaretlemek için kullanılan bir tekniktir.
  • Folikül
    Yumurtalıkta içinde yumurta bulunan sıvı dolu küçük kist.
  • FSH
    Folikül stimülan hormon (follicle stimulating hormone).  Beyindeki hipofiz bezinde üretilir.
  • Gamet
    Üreme (tohum) hücreleri (kadında yumurta, erkekte sperm), bunlar birleştiğinde döllenme ve gebelik meydana gelir.
  • Gonadotropinler
    Gonadotropinler, hipofiz bezinin ön kısmından salgılanan FSH (folikül stimülan hormon) ve LH (lüteinizan hormon) hormonlarına denir. Testislerde sperm, yumurtalıklarda ise yumurta üretimi için ilgili organları uyarma ve hücresel aktiviteyi arttırma kapasitesine sahip hormonlardır.
  • Hiperprolaktinemi
    Kanda prolaktin (PRL) hormonu seviyesinin yükselmesidir. İnfertilitenin nedenlerinden biridir.
  • Hipofiz bezi
    Beynin alt kısmında bulunan ve çeşitli hormon üreten bir bezdir. Bu bez FSH ve LH gibi üreme üzerine etkili hormonlar yanında, vücüdun büyüme, gelişme ve metabolizma üzerine etkili hormonları salgılar.
  • Hipotalamus
    Beynin alt kısmında bulunan ve çeşitli hormon üreten bir bezdir. Vücut ısısı ve iştah kontrolü yanında, çeşitli vücut fonksiyonlarının ve hipofiz bezinin hormon salgılamasını kontrol eder.
  • Histerosalpingografi (HSG)
    Rahim boşluğunu ve tüplerin açıklığını değerlendirmek amacıyla yapılan radyolojik bir incelemedir. Her iki tüpün tıkalı olması doğal döllenmeyi engeller. Bu inceleme adet kanamsı bitiminde yapılır.
  • Histeroskopi
    HSG’yi tamamlayan bir incelemedir. Rahim ağzından girilen optik bir sistem yardımıyla, rahim boşluğu görüntülenir ve olabilecek problemlerin tanı ve tedavisi mümkün olur.
  • Hormon
    Özelleşmiş hücrelerden oluşan endokrin salgı bezleri tarafından üretilen maddelerdir. Hormonlar, vücutta metabolizm gibi önemli fonsksiyonların düzenlemesinde organlar veya hücrelerarası kimyasal haberci görevi görür.
  • Karyotip
    Muhtemel genetik bozuklukları saptamak için yapılan genetik araştırma.
  • Ko-kültür (endometrial co-culture)
    Laboratuar ortamında embriyoların 6. güne kadar gelişimine imkan veren özel kültür tekniği. Bu teknik embriyoların tutunma ve gebelik elde etme şansını arttırmaktadır. Bu tedavi, birkaç başarısız tüp bebek uygulaması bulunan hastalara önerilmektedir.
  • Kriyoprezervasyon
    Çok düşük ısılarda embriyo veya spermlerin dondurularak saklanmasında kullanılan bir tekniktir. Örnekler genelde sıvı nitrojen içinde -196° C’de saklanır. (Cryotop ve vitrifikasyona da bakınız).
  • Laparoskopi
    Endoskopik cerrahinin karın içi operasyonlarda kullanım şeklidir. İç genital organları görebilmek için göbekten optik bir sistem girilir, birkaç küçük delikten ameliyat yapılır. Laparoskopi ile tüplerin açıklığı control edilebilir, myom, yumurtalık kisti, endometriosis, dış gebelik gibi pekçok ameliyat rahatlıkla yapılabilir. Bazen şüpheli durumlarda HSG (bkz Histero-salfinografi)’ye ek olarak gerek duyulabilir.
  • LH
    Luteinizan hormon. Beyindeki, hipofiz bezinden salgılanır.
  • Mayoz bölünme
    Sadece yumurtalık ve testislerdeki tohum hücrelerinde görülen hücre bölünme tipidir. Bu bölünme tipinde kromozom sayısı yarıya düşer.
  • Menapoz
    Son adet kanaması veya adetten kesilmeyi ifade eder. Genellikle 40-45 yaşları arasında meydana gelir.
  • Menarş
    Ergenlikte görülen ilk adet kanamasına verilen isim.
  • MESA - Microsurgical epididymal sperm aspiration
    Mikrocerrahi ile spermin direkt olarak epididimden elde edilmesi tekniğidir. Azoospermi vakalarında sıkça kullanıla bir işlemdir.
  • Mitoz
    Hücre bölünmesi. Mitoz bölünme sonucu kromozom sayısı ana hücre ile aynı olan iki yeni hücre oluşur
  • Müllerian anomali (Rahimde perde - septum, uterus bicornis …)
    Fetusun anne karnındaki gelişimi sırasında oluşan aksaklıklardan dolayı genital organlarda ve özellikle rahimde bazı doğumsal anomaliler olmaktadır. Bu anomaliler tekrarlayan düşük ve erken doğumlara sebep olabilir.
  • Myom
    Rahim yapısında bulunan düz kas dokusundan gelişen iyi huylu tümörlere myom denir. Myomlar yerleşimlerine göre kanamalara yol açabilir veya infertiliteye neden olabilir.
  • Oligomenore
    Seyrek ve düzensiz adet görme. Adet siklüslerinin 35 günden daha uzun sürmesi.
  • Oligozoospermi
    Menide bulunan sperm (erkek tohum hücresi) sayısının normalden az olması.
  • Oosit toplama işlemi (OPU, Pick-up)
    Ultrason eşliğinden vaginal yoldan iğneyle foliküllere girilerek folükül içindeki sıvı ve yumurtalar elde edilir.
  • Ova
    yumurta(oosit).
  • Ovaryan Hiperstimülasyon Sendromu (OHSS)
    Yumurtlama tedavisi, aşılama veya tüp bebek tedavisi sırasında yumurtalıkların hormonlarla uyarılması sırasında gelişen bir komplikasyondur. Yumurtalıkların aşırı büyümesi, karında şişme ve sıvı toplanması, bulantı-kusma ve kilo artışı gibi çeşitli semptomlara yol açar.
  • Ovülasyon (yumurtlama)
    Yumurtlama. Yumurtalıklarda olgun bir folikülün çatlayarak ya da yırtılarak, içinde bulunan yumurtayı karın boşluğuna atmasıdır. Genel olarak adet döneminin ortasında meydana gelir.
  • PCR
    Polymerase chain reaction. Preimplantasyon genetik tanıda genetik hastalıkları veya gen mutasyonlarını araştırmak için kullanılan bir teknik.
  • Periton
    Karın boşluğunu ve iç genital organların (rahim, tüpler v.s.) dış yüzünü kaplayan ince zar tabakası.
  • Plasenta
    Anneyle fetus (cenin) arasındaki besin, oksijen ve diğer maddelerin alışverişini sağlayan süngerimsi bir organdır. Fetus göbek kordonu ile plasentaya bağlıdır. Halk arasında plasentaya “bebeğin eşi” denir.
  • Preimplantasyon Genetik Tanı (PGT veya PGD)
    Bazı kalıtsal veya genetik hastalıkların bir sonraki nesile geçiş riski vardır (hemofili, müsküler distrofi, vs.). Bu durumlarda, tüp bebek uygulaması ile elde edilen embriyolardan biopsi işlemi yapılarak blastomer adı verilen bir hücre çıkartılır. Bu hücrede genetik çalışma gerçekleştirilir, ardından sağlıklı olduğu tespit edilen embriyolar transfer edilerek hastalığın bir sonraki nesile geçişi önlenir.
  • Proliferasyon
    Hücrelerin çoğalmasını veya sayıca artmasını ifade eden bir terim.
  • Primer infertilite
    Bir çiftin geçmişinde 1 ya da daha fazla doğal yollarla oluşmuş (spontan) gebelik var, ancak gebelik miada kadar devam edip normal ve sağlıklı bir bebeğin doğumu ile sonuçlanmadıysa primer infertiliteden bahsedilebilir.
  • Primer Sterilite
    Bir çiftin herhangi bir doğum kontrol yöntemi kullanmaksızın ve düzenli cinsel yaşama rağmen bir yıl içinde gebelik oluşmamasına denir (kısırlık).
  • Progesteron
    Yumurtalıkta folikül çatladıktan sonra korpus luteum adı verilen yapıya dönüşür. Progesteron hormonu korpus luteum tarafından salgılanır ve rahimin olası bir hamileliğe hazırlanmasını ve 3. aya kadar gelişimini destekler.
  • Prolaktin
    Beyindeki hipofiz bezinin ön kısmından salınan bir hormon; özellikle emzirme döneminde memelerde süt üretimini uyarır.
  • Prenatal Tanı
    Bu tanı yöntemi anne karnındaki embriyo veya fetustaki genetik hastalıkları saptamak amaçlıyla kullanır. Sitogenetik, biyokimyasal ve yüksek çözünürlü ultrason cihazlarındaki ilerlemeler sayesinde doğumsal hastalıkların %80’i saptanabilmektedir. Prenatal tanı yöntemleri arasında en sık uygulanan teknik gebeliğin 14 ile 16 haftaları arasında uygulanan amniosentezdir (fetusun içinde bulunduğu amnios sıvısından örnek alınarak kromozom incelemesi yapılır).
  • Retrograd ejakülasyon
    Orgazm anındaki boşalma (ejakülasyon) sırasında semendeki spermin geriye doğru, yani mesaneye doğru boşalmasıdır. Bu durum özellikle prostat ameliyatı sonrası veya şeker hastalığına bağlı nöropati gelişmeşen erkeklerde görülür.
  • Sekonder infertilite
    Normal bir gebelik ve doğumdan sonra, çiftin yeniden canlı doğumla sonuçlanan yeni bir gebelik yaşayamaması durumudur.
  • Sekonder Sterilite
    Bir çiftin ilk çocuklarına sahip olduktan sonra korunmaksızın ve düzenli cinsel yaşama rağmen 2-3 yıl   içinde gebelik elde edememesine denir.
  • Semen (meni veya sperma)
    Erkekte orgazm sırasında penisten çıkan sıvıya denir. İçinde sperm hücreleri ve diğer salgılar vardır.
  • Sperm Yıkama – Seropozitif
    Semen örneğinden virüslerin elimine edildiği bir sperm yıkama yöntemidir. Özellikle, AIDS ve hepatit C virüsleriyle infekte olmuş erkeklerin sperminin, anne ve bebeği enfekte etmeden üremeye yardımcı tedavilerde kullanılmasına imkan verir. Yıkanan spermde virüsün olmadığı Nested-PCR (%100 ‘e virüs partiküllerini tespit ediyor) ile gösterildikten sonra üremeye yardımcı tekniklerde kullanılır.
  • Sperm yıkama veya kapasitasyon
    Düşük sperm kalitesi infertiliteye yol açtığından, sperm yıkama tekniği canlı ve hareketli spermin seçilmesine ve yoğunlaştırılmasına imkan verir.
  • Spermatozoa (Sperm)
    Erkeğin testislerinde üretilen tohum (gamet) hücresinin olgun formuna verilen isim.
  • Spermiogram (Sperm veya semen analizi)
    Erkekte sperm kalitesi ve parametrelerini araştırmak için yapılan bir inceleme. Semen örneği mikroskop altında incelenerek mililitredeki sperm sayısı, hareketliliği ve yapısı hakında bilgi edinilir.
  • Sterilite
    Bir kadının veya çiftin, gebeliği miadına kadar taşıyamaması durumu.
  • Testis biopsisi (TESE, mikro-TESE)
    Direkt olarak testisten sperm elde etmek amacıyla yapılan biopsi (TESE) veya mikrocerrahi (mikro-TESE) işlemidir.
  • Testisler
    Erkek cinsel ve üreme organları. Skrotum adı verilen torba içinde bulunurlar, testisler erkeklik hormonu olan testosteron ve üreme (tohum) hücreleri olan sperm hücrelerini (spermatozoa) üretirler.
  • Testosteron
    Testisler ve böbrek-üstü bezleri tarafından üretilen erkeklik hormonu. Yetişkin erkeğin fiziksel karakterlerinin çoğunun gelişmesini sağlar.
  • Ultrason
    Ses dalgalarının vücuttaki dokulardan geri yansıyarak ekranda görüntü oluşturması prensibine dayanan bir inceleme yöntemi. Gebelik ve yumurtlama takibinde çok yararlı bilgiler vermektedir.
  • Uterus (Rahim)
    Hamilelik boyunca fetusu (cenini) besleyen ve barındıran armut şeklinde bir organdır. Doğum sırasında rahimde meydana gelen güçlü ve ritmik kasılmalar bebeğin doğum kanalından ilerlemesini ve vajinal yoldan doğmasını sağlar.
  • Varikosel
    Erkekte sperm kanallarının etrafındaki toplardamarların (ven) genişlemesi sonucu testis torbaları (skrotum) derisinde varis oluşumu. İnfertilite sorunu olan erkeklerin yaklaşık %40’ında görülmektedir.
  • Vas deferens
    Testislerden penise sperm taşıyan kanallar.
  • Vitrifikasyon
    Yumurta ve embriyoların hızlı bir şekilde soğutularak -196°C’de sıvı nitrojen içinde saklanmasına dayanan bir dondurma tekniğidir. Bu tekniğin geleneksel dondurma tekniklerine göre en belirgin avantajı, dondurma sürecinde hücre içinde buzlanma ya da kristalleşmenin olmaması ve bundan dolayı yumurta ve embriyonun zarar görmemesidir.
  • Yumurta (Oosit)
    Kadının üreme (tohum) hücresi. Doğumda, bir yumurtalıkta yaklaşık bir- iki milyon yumurta bulunur. Bunların sayısı ergenlikte çağına gelindiğinde 400,000 - 500,000’e düşer. Üreme çağında her ay bir yumurta çatlar, yani ergenlikten menopoza kadar olan dönemde sadece 400-500 yumurta döllenebilme yeteneğine kavuşur.
  • Yumurta (oosit) donasyonu
    Yumurta donasyonu programı değişik nedenlere bağlı yumurtalık fonskiyonları yetersiz veya düşük yumurta kalitesi olan ve bundan dolayı gebe kalamayan kadınlara yardımcı olmaktadır. Erken menopoz, her iki yumurtalığı ameliyatla alınmış, önemli bir genetik hastalığı bulunan ve bu hastalığı bir sonraki nesile geçirme tehlikesi bulunan, yumurtalıkları uyarmak için kullanılan hormon ya da iğnelere yetersiz cevap veren ve başarısız çok sayıda tüp bebek uygulaması sonucu gebelik kalamayan kadınlar yumurta donasyonundan yararlanabilir. Bu program sayesinde genç ve sağlıklı kadınlar tarafından bağışlanan yumurtalar ihtiyacı olan kadınlara kullanılmaktadır.
  • Yumurta toplama işlemi (OPU, Pick-up)
    Yumurtalıklarda gelişen yumurtaların, IVF ya da ICSI gibi tüp bebek tedavisi uygulanmak üzere cerrahi bir işlemle vücut dışına alınmasıdır.
  • Zigot
    Embriyo gelişimindeki ilk evre, döllenmiş yumurtaya verilen isim.